Eskilere ve Eşyalara duygusal bağ
1- eski oda arkadaşımın anneannesi alzheimer hastasıydı... ilgimi çeken bi hastalık olduğu için çok sık anneannesi hakkında, hastalığın süreci hakkında konuşurduk. bana bi keresinde anneannesinin yıllardan beri çok eski eşyaları sakladığını, hatta bazı saçma sapan şeyleri gizli gizli tuttuğunu söylemişti. böyle eski şeyleri saklayıp durmanın alzheimer'ın bi bulgusu olduğunu demişti fln... tırsmıştım azıcık! çünkü ben de çeri çöpü saklayan biriydim anısı var diye...
2- eskiden geçmişine çok bağlı olan, geçmişi özleyip duran bi insandım... sonra bi baktım bugünün farkında değilim, hadi onu geçtim, böyle devam edersem ilerde 'güzel anılarım' dediğim günlerin yaşanmasına da engel oluyorum böyle davranarak. çünkü hep geçmişte yaşıyorum, ee bugünü harcadım, yarın da 'çok güzeldi' diyeceğim bi ''dün''üm olmayacak, hep daha uzak geçmişi özleyip durucam! hopp dedim! en güzel gün, bugün yaşadığım gün! en sevdiğin insan, şimdi sevdiğin insan dediğim gibi:) sonra dedim, anılara, sana onları özendiren b.ktan şeylere bu kadar bağlanma...
velhasıl, bu ve bu gibi nedenlerden dolayı anısı olan eşyalarla kurulan bağlarımı en aza indirdim.. hatta hemen hemen hiç bi eşyamla (ayakkabılarım dışında o da zaafım her genç kız gibi napiiim) duygusal bi bağ kurmam..
amaaan çok da tın! mühim eşyaların hepsi, 'sizin' oldukları veya 'siz' onlarla bişiler yaşadığınız için önemliler.. onlar olmasa, siz yine bişilerle, bi yerlerde birileriyle bişiler yaşıycaksınız. anlam yüklemeye gerek yok. 'sizin' bastığınız her yer değerli, her eşya özel.. biriktirmeye gerek yok. anı yaşayın, anıları kafanızda biriktirin yeter.. bişiler biriktiricek kadar ne yer var, ne zaman.
........
.....
..
Risale-i nurdan
Mesela , arkadaşlarının ve akrabasının timsallerini fotoğraflarını havi büyük Bir ayineyi yolunda bulan bir adam,,şark cihetinde giden adamların memleketlerine gidip onlara iltihak etmek için çalışmayın da ,o ayinenin içindeki timsaller ile uğraşır,muhabbet eder. İşte bu adam gafletten ayıldığı zaman "eyvah ne ediyorum.bunşar şarap değil seraptır .bunlar ile uğraşmak azp değil azaptır." Der, arkadaşlarına yetişmek üzere şark seferine tedarikatta bulunmaya başlar.
(Benim buradan anladığım, diğerlerinden geçmişe takılan geride kalır)
..........
......
....
2- eskiden geçmişine çok bağlı olan, geçmişi özleyip duran bi insandım... sonra bi baktım bugünün farkında değilim, hadi onu geçtim, böyle devam edersem ilerde 'güzel anılarım' dediğim günlerin yaşanmasına da engel oluyorum böyle davranarak. çünkü hep geçmişte yaşıyorum, ee bugünü harcadım, yarın da 'çok güzeldi' diyeceğim bi ''dün''üm olmayacak, hep daha uzak geçmişi özleyip durucam! hopp dedim! en güzel gün, bugün yaşadığım gün! en sevdiğin insan, şimdi sevdiğin insan dediğim gibi:) sonra dedim, anılara, sana onları özendiren b.ktan şeylere bu kadar bağlanma...
velhasıl, bu ve bu gibi nedenlerden dolayı anısı olan eşyalarla kurulan bağlarımı en aza indirdim.. hatta hemen hemen hiç bi eşyamla (ayakkabılarım dışında o da zaafım her genç kız gibi napiiim) duygusal bi bağ kurmam..
amaaan çok da tın! mühim eşyaların hepsi, 'sizin' oldukları veya 'siz' onlarla bişiler yaşadığınız için önemliler.. onlar olmasa, siz yine bişilerle, bi yerlerde birileriyle bişiler yaşıycaksınız. anlam yüklemeye gerek yok. 'sizin' bastığınız her yer değerli, her eşya özel.. biriktirmeye gerek yok. anı yaşayın, anıları kafanızda biriktirin yeter.. bişiler biriktiricek kadar ne yer var, ne zaman.
........
.....
..
Risale-i nurdan
Mesela , arkadaşlarının ve akrabasının timsallerini fotoğraflarını havi büyük Bir ayineyi yolunda bulan bir adam,,şark cihetinde giden adamların memleketlerine gidip onlara iltihak etmek için çalışmayın da ,o ayinenin içindeki timsaller ile uğraşır,muhabbet eder. İşte bu adam gafletten ayıldığı zaman "eyvah ne ediyorum.bunşar şarap değil seraptır .bunlar ile uğraşmak azp değil azaptır." Der, arkadaşlarına yetişmek üzere şark seferine tedarikatta bulunmaya başlar.
(Benim buradan anladığım, diğerlerinden geçmişe takılan geride kalır)
..........
......
....
Yorumlar
Yorum Gönder